Faydalı Pratik Bilgiler | Bilgisiz Kalma

Misafir Karşılamak

  • Ocak 13, 2023
  • 5 min read
Misafir Karşılamak

Biz Türkler misafirseverliğiyle tanınmış bir milletiz. Dedelerimiz her hangi bir sebeple köylerine, kasabalarına uğrayan yabancıları bile tanrı misafiri sayar, onları evlerine götürüp ellerinden gelen ikramı yaparlardı. Onlardan kalan geleneğe biz de canla, başla uymaktayız. Evimize gelen misafiri güler yüzle karşılamak, onu ağırlamak en tabiî hareketlerimizden biridir,

Eve gelen misafirleri küçükler de saygı ile selâmlamalı, sonra yanlarından ayrılmalıdırlar.

Şehir ve kasabalardaki bazı aileler misafirleri için bir kabul günü ayırmışlardır. Ziyaretler, bütün tanıdıklarca bilinen bu günlerde yapılır.

O gün ev sahibi her günden daha evvel işe başlar. Her yerin tertemiz olmasına dikkat eder, Vazoların çiçeklerini tazeler, el yıkanacak yerlere temiz havlular koyar. Böylece kendisini ziyarete gelenlere önem verdiğini belirtmiş olur:

Misafir gelme saati yaklaşınca artık kulağı kiriştedir. Kimseyi dışarda bekletmemek için kapı çalınır çalınmaz hemen açar. Gelenleri güler yüzle karşılar. İçeriye giriş sırasıyla hepsinin ellerini sıkar, ‘hoş geldiniz» der. Misafirlerin şapka, yağmurluk, baston, şemsiye gibi eşyalarını ellerinden alır, paltolarını çıkarıp askıya asmalarına yardım eder. Onlar da tabiî bir şekilde bu yardımdan faydalanırlar, rahat kendi işlerini kendileri yaparlar. Fakat bu isleri mutlaka ev sahibinin yapmasını beklemek de, kendi işimi kendim yapacağım diye ısrar etmek de doğru değildir. Herkes yaşına, başına ve o dakikadaki duruma uygun olanı yapar.

Sonra ev sahibi öne geçerek misafirlerini misafir odasına götürür, hepsine yer gösterir, beraberce otururlar.

Ev sahibi birer birer herkesin hatırını sorar, misafirler de karşılık olarak ev sahibinin hatırını sorarlar. Gelenler arasında birbirlerini tanımayanlar varsa ev sahibi onları tanıştırır.

Ev sahibi, misafirlerini sıkmamak için ne yapmak mümkünse yapmaya çalışır; herkesi ilgilendirecek konulardan söz açar. konuşur, konuşturur.

Misafirlere kahvelerini nasıl istediklerini sorar (şekerli, orta, az şekerli Veya sade) , öyle pişirir. Misafirlere sıcak ve köpüklü kahveler ikram eder.

Ev sahibi bu işleri yaparken kabil olduğu kadar, misafirlerini yalnız bırakmamaya çalışır. Bunun için de böyle günlerde ocakta daima sıcak su bulundurur.

Bu arada yeni plâkları varsa ve misafirler de dinlemeyi arzu ederlerse, onlara birkaç plâk da dinletebilir,

Saat 16 veya 17 de mevsimine göre meyveler, Ayran, limonata, çay, bisküvit, pasta gibi yiyecek ve içecek de ikram eder. Ev sahibi bu ikramları her misafir gününde aynı saatlerde yapmaya dikkat eder.

Misafir geldiği zaman evin çocukları, gelenleri rahatsız etmemek için, her günkünden daha dikkatli olurlar. Misafirleri nezaketle selâmladıktan sonra annelerine yardım etmek için dışarıya çıkarlar. Büyüklerin yanında oturmazlar, ayak altında da dolaşmazlar.

Misafirler saat 14 ten sonra gelmeye başlar. Bu saatten evvel gelinmez, Ev sahibinin öğle yemeğinden sonra istirahati düşünülür. Akşam üstü de hava kararmadan evvel misafirler gitmeye başlar. Ev sahibine akşam yemeğini hazırlayabilmesi için vakit bırakırlar.

Böyle birkaç saat oturmak için gelen misafirlerden başka akraba, arkadaş ve aile dostlarından bazıları gece yatısına da gelirler.

O zaman evin en ferah odalarından biri misafire ayrılır. Yatacağı yatağa temiz çarşaflar, örtüler konur. Havlu, gecelik verilir. Yatağın yanında terlik de bulundurulur.

Gece yatısı misafirliğine gelenler ev sahibinin alışkanlıklarına uymalıdırlar, Kahvaltı ve yemek saatlerini öğrenip tam vaktinde sofrada bulunmaya dikkat etmeli, ev sahiplerinin uyku şaatlerinde onlar da odalarına çekilmelidirler. Sabahları kalkınca yataklarım kendileri havalandırmalı, odalarım toplamalıdırlar. Her işte evin gidişine ve düzenine uymalı, ev sahiplerini tedirgin etmemelidirler.

Misafirlikten ayrılırken de gene odayı temiz bırakmak, gösterdikleri yakınlık ve ilgiden ötürü ev sahiplerine teşekkür etmeyi unutmamak, onları da kendi evlerine davet etmek lâzımdır.

Yemek davetlerine giderken çiçek götürmek, ev sahibine karşı nazik bir hareket olur. Davetlere yemek saatinden biraz evvel gitmelidir. Ansızın çıkan her hangi bir sebeple gidilemeyecekse mutlaka haber vermeli, özür dilemelidir.

Sofrada rahat ve memnun görünmeli, ev sahibinin özene bezene hazırladığı yemekler arasında hoşa gitmeyeni bile olsa belli etmeden ondan da biraz olsun almalıdır. Doktorun müsaade etmediği yemekIer varsa bunu ev sahibine, davete gelmeden evvel söylemek lâzımdır. Sofraya getirilen yemeklerden «sevmem», yahut *perhizdeyim» deyip de almazsanız kabalık etmiş olursunuz.

Saygıyla Kalın

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *