Osmanlı’da Kahve ve Su İkramının İnceliği
Eskiden Osmanlı kültüründe misafire gösterilen incelik, sadece bir selam veya hoş geldin demekle sınırlı kalmazdı. Eve gelen misafire ilk önce kahve hazırlanır, yanına mutlaka bir bardak su konulurdu. Fakat bu su, sıradan bir ikram değil, aslında misafirin halini anlatan sessiz bir dil gibiydi.
Misafir, kahveden önce suyu içerse ev sahibi hemen anlardı ki karnı açtır. Hiç vakit kaybetmeden sofrayı kurar, misafiri doyururdu. Ama misafir kahveyi önce tercih ederse bu, “Ben tokum, sadece sohbet için geldim” demekti.
Böylece kimseye doğrudan “Aç mısın, tok musun?” diye sormaya gerek kalmazdı. Su, bir işaret dili gibi kullanılır; misafir ihtiyacını nazikçe belirtir, ev sahibi de ona göre davranırdı.
Bu küçük gibi görünen detay, Osmanlı toplumunda misafire verilen değerin ve inceliğin güzel bir örneğidir. Bugün bile kahve ve suyun yan yana gelmesi, o eski zarafeti hatırlatır.











